Eşitlik Mücadelesinde
102. Yıl

Şube Haber




Şubemizin \"Kadına Şiddet\" Konulu Çalışmaları


2016-03-08


28 Ocak 2016


 


 Türk Kadınlar Birliği – İstanbul Şişli Şubesi 


 


Kadına şiddet konusu ile ilgili çalışmalarımız 


 


Konu ile ilgili “İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Kadın Araştırmaları Merkezi” ne başvurduğumuzda, bize bilgi veren sayın Doç Dr. Aynur Ay çalışmalarında istatistiklerden faydalandıklarını ancak daha derin çalışmalarda bulunamadıklarını belirtti.


Şişli Belediyesi Kent Kadın Konseyi ise, programa yeni başladıklarından dolayı gerekli doneleri henüz toplayamadıklarını belirttiler.


Sivil Toplum Örgütlerinden AÇEV ile yaptığımız görüşmede “Baba Okulu” isimli bir proje hazırladıklarını, ilköğretim öğrencilerinin babalarını davet ettiklerini ancak devam sağlayamadıklarını belirttiler.Özel bir holdingin İnsan Kaynakları Bölümü ile yaptığımız bir görüşmede ise, kadına şiddet konusunu sosyal sorumluluk projesi olarak ele aldıklarını gördük ve gösterdikleri duyarlılık için kendilerine teşekkür ettik.


 


Bu görüşmelerden çıkardığımız sonuç:


 


*Ülke insanımızın yarısının kadın olduğunu düşündüğümüzde kadına şiddetin ve eşitsizliğin ancak, ilköğretimden başlayan ve işyerinde dahi devam etmesi gereken eğitimle çözüme ulaşacağını gördük.


*İşyerlerinde sendikaların da desteği alınarak erkek çalışanlara şiddet ve öfke kontrolü eğitimi verilmelidir.


* Medyanın, kadın cinayetlerine ait haberleri magazinleştirmeden ve toplumsal sorunların başında gelen kötü örneklerden biri olarak tanımlayarak vermesi gerekmektedir.


*Mahkemelerde de (Erkek Adalet) iyi hal indiriminden vazgeçmeli, kadını öldürenin sebep ne olursa olsun bir insanın canına kıydığı için gereken cezayı alması sağlanmalıdır. Ceza almayan erkek medyanın üfürmesi, adaletin kollaması ile bir bomba gibi serbest gezmemelidir. 


 


Kadına Verilecek Destekler


 


*Ülkemizdeki siyasal iradenin kadın erkek eşitliğine inanması, çıkarılan her türlü kanun ve kararnamede bu gerçekler göz önünde bulundurularak düzenleme yapılması gerekmektedir. 


*Biliniyor ki  “CEDAW/ İstanbul Sözleşmesi”ni ilk imzalayan Türkiye’nin, kadına ait koruyucu kanunları hemen hayata geçirmesi gerekmektedir.


*Kadın-Erkek Eşitliği Bakanlığı kurularak bakanlığın sivil toplum örgütleri ile koordineli çalışması sağlanmalıdır. Çünkü bizim gibi sivil toplum örgütleri kadın ve çocuklarla ilgili sorunları yakından takip ederek tabandan gerçek bilgiler almaktadırlar. Bu bilgiler, tecrübeler ve hikayeler üniversitelerin bilimsel analizinden geçtikten sonra istatistiklere dökülür. Doğru bilgiye böyle erişildiğinde çalışmalar daha sağlıklı olacaktır.


*Şiddete uğrayan kadın karakol dışında, ulaşabileceği güvenli noktaları bilmelidir. Devlet ve sivil toplum örgütleri eliyle bu bilgiler yaygınlaştırılmalıdır.


*Kadının ekonomiye katılması muhakkak gerçekleşmelidir. Bu konuda ilk engel olan çocuklarını bırakacağı güvenli kreşler devlet tarafından açılmalıdır.


*Kadınlarımızın üniversiteye kadar olan eğitim haklarının korunması ve buna olanak bulamayan kesimin de devlet eliyle açılacak kurs ve benzeri meslek edindirme programlarıyla toplumda üreten durumuna getirilmesine özen gösterilmelidir.


 


Bütün dileklerimizin yerine geleceği umuduyla.


 


Mustafa Koç diyecekti ki;


 


KADINSIZ TOPLUM, YARINSIZ TOPLUM DEMEKTİR. CİNSİYET EŞİTLİĞİ SADECE KADINLARI İLGİLENDİREN MESELE DEĞİL BÜTÜN ERKEKLERİN DE DESTEKLEMESİ GEREKEN BİR İNSAN HAKLARI MESELESİDİR.